Take Shelter (2011) poster

Take Shelter (2011)

Director
Country
USA
Runtime
120 minutes
Blacklion Cara işinde oldukça başarılı,adli olayların çözülmesinde rol sahibi önemli bir psikiyatristdir.Daha öncede sık karşılaştığı kişilik bozukluğu sendromu yaşayan bireyler üzerinde tanı yetisine sahiptir ve böylelikle pek çok polisiye olayın çözülmesinde de mahkemede yerine almaktadır. Günün birinde babasının (Dr. Harding)telefon ile ulaştığı Cara,hayır deme fırsatını bulamadan yeni bir dosyanın içerisinde bulur kendisini. Dr. Harding,sokakta bulunan ve meslektaşı Charles tarafından kendisine sevk edilen,Adam isimli bir eleman üzerinde çalışmalar yapmaktadır.Cara’nın gelmesinin ardından Adam ile özel bir seans ayarlayan Dr.Harding,her zaman olduğu gibi yine kızının yeteneklerini sorgulamaktadır. Odanın dışındaki gözetim noktasından Adam ve Cara’nın sohbetini dinleyen ve kızının neyle karşı karşıyaya olduğunu çözmesine isteyen Harding,onu nasıl bir belaya bulaştırdığının ise farkında değildir.

KlaketKafa profile photo
KlaketKafa
Yağmur-Rüzgar-Gök Gürültüsü: Bu harika üçleme sesiyle başlayıp bununla biterek gönlümü eylemiş olsa da gidip gelmeler yaşadığım bir film oldu benim için. Sonuyla, son anda, dislikeımdan kurtuldu. Bitse de etkisinde kalıp, ekrana bakakaldığınız filmlerden. Etkileyiciydi.
1
3 months ago
eminuk profile photo
eminuk
Vay be!
0
over 1 year ago
potakal profile photo
potakal
ilk izlediğime melancholia filmi vardı aklımda hep zira dünyanın sonu temalı filmler hep ilgimi çekmiştir. farklılardı birbirlerinden, melancholia daha ağır bi ruh haline sahipti ama bu da kendine has tedirgin ruhunu sonuna kadar koruyan bir filmdi ve benden tam puan aldı. sanırım karşılaştırmamalı ikisini, yanlış olur. farklı güzeller ikisi de.
doğa olaylarının her birinde ve özellikle de insanı en iyi anlatan (bana göre) koyu ve yağmurlu havalarda kendini bulan, kaybeden biri olarak, ruh halime tam oturdu. benim gibilerdenseniz izleyin derim. Ovuzo arkadaşımızın da dediklerine kelime kelime katılıyorum, hatta bi an düşündüğüm ama toplayamadığım cümleler olarak gördüm yorumunu
0
almost 2 years ago
Ovuzo profile photo
Ovuzo
Sakin sessiz başlayıp giderek gerilimli hal alan filmleri hep sevmişimdir. Bir an olsun dikkati dağıtmaya fırsat vermeyen anlatım türüne şahane oyuncular ve oyunculuklar ile görsel anlamda doyurucu kareler de katılınca tadından yenmez hale gelir. Sığınak bu tür filmlerden biri ama özellikle ilgimi cezbeden fırtına, hortum gibi doğa olaylarının hikayenin merkezinde yer alması bu filmi benim için ayrı bir noktada konumluyor. Yıllar sonra Titanic filminin kavuşamayan aşıkları Kate ve Leo’yu bir araya getirmesiyle bir parça daha fazla ilgi göreceği ümit edilen Hayallerin Peşinde filminde başrol oyuncularını geride bırakan Michael Shannon ile özellikle bu yıl oynadığı filmler ve bu filmlerden Duyguların Rengi’nde canlandırdığı karakterle bir de OSCAR adaylığı alan Jessica Chastain Sığınak’ın başrol oyuncuları.

Sığınak kıyamet ütopyası konulu filmlerden biri… Ana karakter Curtis gerçek mi hayal mi olduğunu izlemeye başladığımız anlarda kestiremediğimiz bir takım olayları “görüyor”. Dünyanın sonunun geleceğine olan inancı ise bu gördüklerinin yanı sıra, hayal ve gerçeğin birbirine geçmesi ile giderek artıyor. Curtis’in derdi yaklaştığını düşündüğü fırtınadan sevdiklerini korumak lakin korunması gereken asıl Curtis mi yoksa diğerleri mi bunun cevabını soruyor film. Korunması gereken üçgeni içinde Curtis dışında duyma yetisi olmayan kızı ve karısı var. İnce bir noktadan koruma ve korunma güdüsünü irdeleyen filmde ana karakter bu anksiyete sebebiyle filme adını veren sığınağı bir tık geliştirme çabasına girişiyor ve rutin halde ilerleyen aile ve iş yaşamı dahil her şeyin dengesi bozulmaya başlayıp gerilimin seviyesi yükseliyor. Bu noktada filmin en büyük avantajı devreye giriyor. O da ritminin çok doğru ayarlanmış olması. Sahneler birbirini kurulmuş saat gibi takip ediyor. Böylece filmin durağan yapısına rağmen sıkılmadan izliyorsunuz Sığınak’ı. Film gerçekten her haliyle çok sakin, geniş açı ve uzun planlar, yavaş bir kurgu, ekonomik ama başarılı oyunculuklar gibi. Her geçen sahnenin ardından sonraki sahne ve filmin sonunda ne olacak merakıyla dakikaları tüketip filmi nihayete erdiriyorsunuz.


David Lynch filmlerinden Blue Velvet’in açılış sahnesinde gökyüzü, kırmızı güller ve beyaz çitler ile Amerika göndermesi vardı, bu film içinde de konuşan görüntüler mevcut. Gökyüzüne, istikbaline yani bir anlamda geleceğe bakan bir baba mevcut olduğunu planlarıyla aktarıyor filmin yönetmeni Jeff Nichols. Görüntü yönetimi Brokeback Dağı’nın pastoral karelerini aratmayacak kadar güzel. Konunun işlenişi, oyunculuklar ve kurgu da güzel olunca Sığınak izlenmesi gereken filmlerden biri oluyor haliyle. Sonu birden fazla okumaya açık yapıya sahip bunu baştan belirteyim. Bu şekildeki bir final filmi daha da kıymetli kılıyor.

Jessica Chastain için de birkaç kelam etmek gerekirse tıpkı Nicole Kidman ve onun tahtına aday Amy Adams gibi bembeyaz bir ten ve kızıl saçlara sahip olan Chastain, güzelliğinin yanında 2011 yılında gösterime çıkan altı filmine bakınca tercih ettiği projelerle kariyerini güzel bir noktaya konumlandıracak gibi gözüküyor. Gerçi nasıl bir filmde veya ne tür bir rolde olduğunun önemi yok zira kendisini her şekil ve biçimde beyazperdede görmekten ziyadesiyle memnun olacağım.
2
over 2 years ago

Who liked Take Shelter

Who wishlisted Take Shelter

Shelves that Include Take Shelter

Interesting content shared about Take Shelter

^ Back to Top