Bab'Aziz: Ruhunu Tefekkür Eden Prens (Bab'Aziz) (2005)

Bab'Aziz: Ruhunu Tefekkür Eden Prens (2005)Bab'Aziz

Puan 8.5 / 10
Senin Puanın
Etiketler Huzur, Kült
Yönetmen
Dil
Farsça
Ülke
İsviçre
Süre
96 dakika
68
1
147
79
Özet Fragman Beğenenler
Rainbow profil fotoğrafı
Rainbow
Tasavvufu bilmesem yutturacaklar ! Allah aşkına yaaa !
error_outline
Agarta profil fotoğrafı
Agarta
Tasavvufun tadı bir başka
error_outline
Peris profil fotoğrafı
Peris
Nacer khemir'in çöl üçlemesinin sonuncusu. Diğerleri, çöl gezginleri (el-haimoune), kayıp güvercin gerdanlığı (le collier perdu de la colombe)'dır. İzlenmelidir.
error_outline
ensarbasakin profil fotoğrafı
ensarbasakin
eğer tasavvufla ilgileniyorsanız zaten çoktan izlemişsinizdir yok yeni başlıosanız en 5 kere izlenir bi film.ölüm(yeniden doğuş)sahnesiyle meşhurdur
error_outline
eskon profil fotoğrafı
eskon
iran yapımı bir tasavvuf filmi.
error_outline
Justdoit profil fotoğrafı
Justdoit
uzun bir yol hikayesi lakin bu sefer bambaşka bir dünya..Kasvetli ve ağır bir filmdi. Aktarılmak istenilen hisler algılatılmak istenen bir atmosfer vardı filmde. Filmin hemen başında “Yürümek kafidir." diyor Doğu'yu simgeleyen, bilge ama kör olan Bab’Aziz. “Davet edilenler yolu bulacaktır.” diye devam ediyor sonra yürümeye başlıyoruz İştar ile ona yol gösteren, sebi ama ruhu yaşlı olan küçük torunu ve diğer arayışta olan güzel insanlar ile. Yürüdükçe öğreniyoruz ve ekliyoruz “Aramakla bulunmaz, ama bulanlar arayanlardır." Sonra Mevlana geliyor filme ardından İbn-i Arabi, Attar ve İbn-i Farid hissettiriyorlar kendilerini. Yol boyunca İştara özenirsiniz Bab’Aziz’in dizine uzansam da anlattığı hikayeleri dinlesem diye.Ah müzikler var bide öyle güzel eşlik ediyor ki hikayeye.Ve sonunda düğün gecesini görüyoruz ekliyor Bab'Aziz "Anne karnında karanlıktaki bebeğe denseydi ki: "Dışarıda aydınlık bir dünya var, yüksek dağlarla dolu, büyük denizleri olan, dalgalanan düzlükleri olan, çiçekleri açmış güzel bahçeleri olan, dereleri olan, yıldızlarla dolu bir gökyüzü ve alevli güneşi olan... Ve sen, bu mucizelerle yüzleşmek yerine, karanlıkla çevrilmiş oturuyorsun... "Doğmamış çocuk, bu mucizeler hakkında hiçbir şey bilmediği için, hiçbirine inanmayacaktır. Tıpkı ölümü karşılarken bizim gibi.İşte bu yüzden korkarız. Ölüm nasıl olur da son olur.." ardından son cümlelerine geçiyor "Bidâyeti olmayan şeyin, Nihâyeti nasıl olur? Hasan, evladım, Zifaf gecemde mahzun durma." diye. Sonra bitiyor film tadına doymamışken. Ağır tempoda gidiyor ama aldanmamak lazım buna içinde bir çok şey barındırıyor, kesinlikle izlenmesi gereken filmlerden arkadaşlar byü.
error_outline