Benim Afrikam (Out of Africa) (1985)

Benim Afrikam (1985)
Out of Africa

Puan En az 5 oy gerekli
Senin Puanın
Yönetmen
Ülke
ABD
Süresi
161 dakika
starch Danimarkalı bir soylu olan Karen Blixen (Meryl Streep), barones ünvanı için Bror Blixen (Klaus Maria Brandauer) ile evlenerek kahve yetiştiriciliği yapmak üzere Afrikaya yerleşirler. Yıl 1913 'tür ve Afrika büyük ölçüde Avrupalıların sömürgesi durumundadır. Kocasının kendisini ihmal etmesi ve aldatması Karen'i sürekli yanlızlığa iter. Bu arada maceracı avcı Denys Finch Hatton (Robert Redford) la tanışır ve ona aşık olur.

Yorumlar

kaptankaptanim profil resmi
kaptankaptanim
Tahmin ettiğim gibi süresi uzun bulunmuş, manzaralar ve görsel zevkler doğrultusunda estetik algıya göre beğeniler dile getirilmiş ancak esas anlatılmak istenen romantizme ve maceraya kendini kaptıran sıradan insanın kendi fark edemediği kibirli tarafı nedeniyle görülememiş bunun yerine ters tepmiş ve sıkıcı, bayağı, yavan olarak bulunmuş. Oysa hikayelerin bizlerin adını oluşturduğu, kendi yolumuzu hiçbir şeye bağlı kalmadan çizmemiz gerektiği kısacası erkek ve dişi aslanlar olmamız gerektiğini vurgulayan bir film. Bunu Afrika, İngiltere emperyalizmi üzerinden sömürüye karşı durma çağrıları ile gösteriyor. Masailer hayatları boyunca vahşi kalmış doğa insanı iken bunu beceren Dennis'e içten hayranlık besliyorlar. İnsanın hiçbir şekilde hiçbir şeye bağlı kalmaması gerektiğini savunuyor. Evlilik, ulus, alışkanlık ve karamsarlık bunların bazıları. Fazla romantik olan insan yıkımı eylemsizlikle yaşarken, karamsar kalanın sonu ölüm, evli olanın sonu kıskançlık ve huzursuzluk, ulusa bağlı kalanın ise savaş olduğunu gösteriyor. Kayzer ve Victoria akraba ve savaşın gelişmesinin nedeni de çocuk şımarıklığı ve bitmez, tükenmez, tatminsizlikle dolu istekleri idi bununla ilgili savunu çok kuvvetliydi. Uçakla havalandıkları sahne tıpkı Shakespeare'in Fırtına ya da Bir Yaz Gecesi Rüyası oyunlarında olduğu gibi düzenin, dogmaların, doktrinlerin olmadığı Ada ve Orman huzurunu yaşatıyordu. Özgürlüğü doğa, hayvan, kadın ve erkek üzerinden eleştirirken çok tatlı hicivlere yer veriyordu. Çünkü özgürlük adı altında insan çalıştırmak ya da özgürlüğüne düşkün bir kadının su akışını durdurarak kolonileşmesi çelişkisi barizdi. Aynı şekilde özgürlüğünü önemseyen erkek her defasında dönüp dolaşıp gene aynı alışkanlıklarının esiri oluyordu. Out of Africa adı ile Afrika dışında yaşayan insanların olaylara dışarıdan baktıklarını; politikanın siyasetin bu kadar basit durumlar olmadığının altını çizmiş. İngiltere artı Danimarka gibi başka bir sömürgeci ulus da bu durumu yaratmalarına olanak tanımış, desteklemiş. Tikualı aşçıya akşam yemeğinde piliç istendiğinde kendi özgürlüğünce sofraya koyduğu balık inanılmaz alegorik bir anlatımdı. Çünkü önemli olan ihtiyaç o da karnı doyurmak. Piliç yemek bir istek. istekler ve ihtiyaçları savaşın, mücadelenin, doğanın içinde ayırmak gerekir. Savaş sonrasında insanın istekleri artmıştır ve ihtiyaçlar doğrultusunda hareket etmeyi düşünmeye bırakan kapitalizmi eleştirirken ona bağımlı yaşayan insanlar oluşmuştur. İnsanlar Jean Baudrillard'ın adını verdiği sahte ihtiyaçların(istekler) in esiri olmuş durumda bu da aslında sermayenin sömürdüğü bizleri ortaya koyuyor. Bu sahne ile film bir algoritma tasarlıyor ancak günümüz insanı bunu gerçekleştirmekten çok uzak. Çünkü gerçek ihtiyaçların farkında değil ya da Abraham Maslow'un ihtiyaç hiyerarşisinden habersiz. İnsanın fiziksel ihtiyaçlarını başında nefes alma, yemek, su, seks, uyuma ve boşaltım gelir. Daha sonra güvenli alan tasarlama; beden, iş, kaynaklar, aile, sağlık ve mülkiyet güvenliği. Daha sonra Sevgi ve ait olma motivasyonel anlamda arkadaşlık, mahremiyet. Hemen sonra saygı; özsaygı, özgüven, başarı, başkalarına saygı, başkalarının kişinin kendisine duyduğu saygı ve en son da kendini gerçekleştirme kavramı gelir. Doğallık, yaratıcılık, ahlak, önyargılı olmama, problem çözme, hakikati kabullenme, farkında olma gibi. Filmde bunların hepsine bir gönderme hepsi ile ilgili bir eleştiri, hiciv, yergi vardı. Hatta uluslar arası güvenliği koruma adı altında diğer ulusların özgürlüğünü kısıtlama, insanların özgürlüğü için diğer insanın özgürlüğünü görmeme gibi benmerkezci göstergeler vardı. Bir toplumun güvenlik ihtiyacının, diğer toplumların sosyal ihtiyaçlarının üstünde durduğuna inanıldığında seller, yangınlar gibi afetler patlak gösterdi. Ya da seks ihtiyacı aşıldığında hastalık boy gösterdi. Bu insanın bencilliğinin cezası idi aslında. Safari gene bu bencilliğe bir örnektir. Değer verilme ve saygınlığı insan hep kendisi için önemli görmüştür bu da bir insanlık ihlalidir aslında. Film neden bu kadar Oscar almış hiç düşünmediniz mi? Estetik gereksinmeler tamamıyla anlamsız ve gereksizdir. Günümüz insanın temel ihtiyacı sevgisizliğin karşısına geçecek sevgi ve kayıtsızlığın karşısında duracak duyarlılıktır.
1 ay önce
UNALILK profil resmi
UNALILK
Afrika manzaraları bol bol bulunduğu güzel ve dinlendirici bir film...
2 yıldan fazla önce
phoeniks profil resmi
phoeniks
Çok hoş bir filmdi, srükleyiicilik anlamında çok beklentiniz olmasın ama manzaralar şahaneydi, biraz romantik biraz macera ve 2.30 saat sonrası gözyaşlarıyla final:)
2 yıldan fazla önce
Ricky.McFloyd profil resmi
Ricky.McFloyd
Hoş bir gerçek hikaye. Romanti filmden çok macera filmi sevenlerin hoşuna gideceğini düşünüyorum. Bolca afrika manzarası ve hayatı içeriyor. İçerik olarak ise çok fazla tatmin ettiğini söyleyemem hikayenin. Süresi de yavan kalan bir hikaye için fazla uzun. Yine de keyif alarak izledim.
2 yıldan fazla önce
selinblgn profil resmi
selinblgn
Film fazla uzun tutulmuş bence biraz Afrika manzarası görmek isteyenler için ideal...
3 yıldan fazla önce
eskon profil resmi
eskon
afrikada romantizm.. sıradan bir aşk filmi. elitizm kokan bir film.
4 yıldan fazla önce

Out of Africa filmi hakkında ilgi çekici içerikler