Baştan sona temposu düşmeyen, absürt mizahı ve efsanevi araba sahneleriyle enerjisini hiç kaybetmeyen bir film. Hikaye çok derin olmasa da kaos, kovalamacalar ve karakterlerin umursamaz tavrı filmi son derece eğlenceli kılıyor. Özellikle araba sahneleri abartının dozunu bilerek artırıyor ve bu da filmin havasını güçlendiriyor. Özellikle finalde yok artık dedirten sahnelere sahip. Müzikler işse filmin bel kemiği resmen, blues ve soul parçalar hem sahnelere ritim katıyor hem de izleme keyfini ciddi şekilde yükseltiyor. Zaten bu türlerin de efsane isimlerini barındırması müzik kalitesini de oldukça yüksek tutuyor. Genel olarak saf ve eğlence vadeden, rahat izlenen ve bugün bile keyif veren bir yapım 8/10
Jake Blues, hapisten çıktıktan sonra kardeşi Elwood'la birlikte rahibeler tarafından bakıldıkları eski evlerine giderler. Kilisenin desteğini çekmek üzere olduğunu ve bu yeri eğitim için satacaklarını öğrenen kardeşler, tek kurtuluşun 11 gün içinde 5000 $'lık bir ödeme yapmak olduğunu öğrenirler. Cazcı kardeşler, evi kurtarmak için yardımcı olmak isterler ve bir caz albümü sayesinde gerekli parayı kazanmaya çalışırlar. Ama, karşılarına beklemedikleri engeller çıkar.
Senaryosunu Dan Aykroyd yazmıştır ve senaryonun adı "Returns of the Blues Brothers - Cazcı Kardeşler'in Dönüşü"dür.
Bu senaryo 324 sayfadır. (Ortalama film senaryoları 90-120 sayfadır)
Cazcı kardeşler, evi kurtarmak için yardımcı olmak isterler ve bir caz albümü sayesinde gerekli parayı kazanmaya çalışırlar. Ama, karşılarına beklemedikleri engeller çıkar.