Kaynak (The Fountain) (2006)

Kaynak (2006)The Fountain

Puan 7.9 (17 kullanıcı)
Senin Puanın
Yönetmen
Dil
İngilizce
Ülke
Kanada
Süre
97 dakika
380
37
1031
324
kaptankaptanim profil resmi
kaptankaptanim
Film sekans sekans ilerliyor. Ve her sekansta bir daha baştan etkileniyor insan. Ölümsüzlüğün arayışında, tanrının yolunda bir İspanyol konkistador'un mistik, ruhani yolculuğu diyebiliriz. Aslında anlatılmak istenen kader sensin, seçim sensin. Tercihlerin bize bırakılışı ve bu özgürlüğün ruhu besleyişi.. Beden cansız bir nesnedir. Ruh olmadan yaşayamaz. Ruh da aşk odaklı kurguda. Kurguya dahil olmak yerine kendi kurgusunu yazma imkanı sunuyor. Aslında başkalarının yarattığı konuştuğu bireyler olarak yaratılıyoruz. Herkesin yaratıcı olduğu bir dünyada insanın kendi kendisini yaratması çok da garip gelmemeli. Hristiyanlık, Budizm ve Maya pagan inanışını bağdaştırarak iyi bir fikir veriyor. Konkistadorler şehir mertebesine yükseltildikleri için kurbandır aslında. Gene başka bir detay olan Kraliçe İsabella'nın engizisyon yargıcı Torquemada'yı öldürmekten vazgeçmesinin nedeni. Kurbanların yani kuzuların olduğu dünyada kurtlar her zaman olmalıdır bu bir denge meselesidir diyor. Sahnelerdeki ters açıdan düz açıya geçişin nedeni bence yaşatmak için öldürmeyi riske alan doktor sembolüdür. Kumandanlık da öyle. Günümüz cehennem, geçmiş cennet ve düşünce sahneleri arafı temsil ediyor. Işık ve renk paletlerinden anlaşılabilir bu durum. Düşündüğümüz an muallakta yani arafta kalırız aslında. Keşkelerin çok anlamlı olduğu bir film o nedenle kesinlikle. Var olmaya çalışırken yok oluşu görmek insanın cehennemidir. Geçmişlerimiz ise kötü anılarla güzel anılarla da dolu olsa yaşamak cennet hissi yaşatır. Rachel Weisz'in suratındaki korkunç ifade, hissizlik ve Hugh Jackman'daki yaşama heyecanı, atak, adrenalin, ölüm olan bir dünyada insanın kendini yazma, kendini yaşatma dürtüsü buna tahammül etmesini kolaylaştırır. Filmdeki Divine Hords yazısı aslında filmi özetler niteliktedir.
report_problem
12 ay önce
.Simurg profil resmi
.Simurg
"Bedenlerimiz, ruhlarımızın hapishaneleridir. Derimiz ve kanımız, tutsaklığımızın demir parmaklıklarıdır. Yine de korkmayın. Et çürür. Ölüm, her şeyi küle çevirir ve böylece ruhu serbest bırakır."
report_problem
12 ay önce
Mine.Ce profil resmi
Mine.Ce
"Çok acaip bir film izledim" diye başlayayım. İlk başta sıkıldım. Ama ne zaman içine aldı beni , nasıl bitti anlamadım. Bir rüya görüyor gibi izledim sanırım. Çok büyük beklentiye girip izlemeyin, sadece farklı birşey izleyeceğinizi bilin yeter. Hugh Jackman tek kişilik bir sahne performansına çıkmış giibi harika bir oyunculuk sergilemiş. Sonlara doğru görsel ve işitsel bir şölende buluyorsunuz kendinizi.Ölüm ve yaşam konulu filmleri seviyorsanız izleyin lütfen...
report_problem
2 yıldan fazla önce
Lioness profil resmi
Lioness
Kesinlikle kafanız dolu iken yaklaşmamanız gereken bir film. Yoğun, anlaşılması zor ama kavradığınızda sizi içine hapsediyo. Hugh Jackman zaten oyunculuğuyla büyülüyo :) Benim tarzım değil kafam pek dingin değildir genelde film izlerken bile kendi kendime kritik yaptığımdan bir kaç kere koptum filmden ama zor da olsa yakaladım ucundan bir şekilde bitti ^^ Pişman değilim ama "Wow" da deditrmedi.
report_problem
2 yıldan fazla önce
Rainbow profil resmi
Rainbow
Ölümden korkmamasına rağmen kanser eşini yaşatma çabasında olan bir adam...Başarabilecek mi?Ölüm aşkı bitirir mi ?Tasvir gayet başarılı.Aşkı farklı gözlerden görmek isteyenler bu filmi izlemeli bence
report_problem
2 yıldan fazla önce
manonthemoon profil resmi
manonthemoon
Ağladım diyebilirim, oyunculuk mükemmel ötesi çok beğendim..
report_problem
3 yıl önce
marshMELOw profil resmi
marshMELOw
yani çok abartılacak bi film değilmiş esasen, bütünlük tamamlanamamış gibi. Açıkçası Aronofsky hayal gücünü otaya dökmek için çekmiş sanki bu filmi:)
report_problem
3 yıl önce
zeftodeath profil resmi
zeftodeath
cloud atlas mı bu mu? ben karar veremedim.
report_problem
3 yıldan fazla önce
ecemcelikkol profil resmi
ecemcelikkol
Gerçekten çok etkileyici bir filmdi. Oyunculuklar muhteşemdi özellikle. Beni filmin içine çeken oyunculuklardı. Ben bayıldım, izlemeden ölmemek gerek
report_problem
3 yıldan fazla önce
KlaketKafa profil resmi
KlaketKafa
Bana The Fall'u anımsatan yönleri vardı. Bu tarz, insanı afallatan filmler, böyle ara ara, monotonlaşmış bünyelere iyi gelir ;) Rachel Weisz'la Hugh Jackman'ın uyumuna bayıldım *.* Öyle tatlı bir çift olmuşlar ki... Filme gelecek olursak kesinlikle etkileyici bir film fakat hayatımın filmlerinde ilk 5'e girer mi? Pek sanmıyorum. Aronofsky filmlerinde bir eksiklik duygusu yaşıyorum, sanki asıl tadı veren baharatlardan biri eksik gibi hep. Requiem for a Dream'de de aynı duyguyu yaşamıştım, filmi etkileyici bulmuştum fakat tastamam bulamamıştım. Bir de filmlerini genelde overrated buluyorum, tamam eyvallah etkileyici filmler ama yani yine de o kadar şe'yapmamak lazım ^_^Benim tavsiyem: İzleyin, etkilenin, sorgulayın, sindirin ama lütfen abartmayın =]
report_problem
3 yıldan fazla önce
Bhrpst profil resmi
Bhrpst
Ölümü kabullenenin daha hayat dolu olup,dokunduğunu yeşillendirdiği;ölümü reddedenin ise tam aksine sonusuzluğu aramasına ve istemesine rağmen dokunduğunu soldurduğu bir masal.(özellikle bu sahne içimi acııttı sanırım) tüm tezatlığıyla içine çekti film beni. Hikayeler arası bağdaştırma yapma çabasıyla filme kendinizi kaptırıyorsunuz ve aniden bitiyor,esaslı bitiyor. Herkesin aldığı mesaj kendine arkadaşlar,iyi seyirler :)
report_problem
3 yıldan fazla önce
Arcadia profil resmi
Arcadia
Yine gözden kaçırdığım benim bünyemde bir başyapıt The Fountain... Muazzam, enfes. Film boyunca resmen başka bir boyuttaydım filmin içinde kendime yer buldum. Sona erdiğinde odamın duvarlarına bir kaç saniye bakmışımdır. Gerçek dünyaya dönmüş olmanın soğuk tokadıydı yediğim aslında.. Aslında söylemek istediğim o kadar çok şey var ama yine de yetersiz kalacaktır. Darren Aronofsky mükemmel bir iş ortaya çıkarmış. Requiem for a Dream Pi Black Swan'dan sonra ve Fountain. Clint Mansell'e de bir parantez açmalı bu derece uyumlu besteler yaptığı için. Betimleyici bir anlatım ve müthiş görselliğiyle dolu dolu 96 dakika. Uzun bir süre etkisinden çıkamayabilirsiniz.
''Eski Ahit’e göre, Cennet Bahçesi’nde iki ağaç vardı. Bilgi Ağacı ve Hayat Ağacı. Adem ve Havva, Bilgi Ağacı’nın meyvelerinden yiyince, Tanrı bahçeyi onlara yasakladı ve Hayat Ağacı’nı sakladı.''
report_problem
neredeyse 4 yıl önce
slymndgn profil resmi
slymndgn
O kadar yoğundu ki duyguları tarifiz şeyler hissettirdi bana etkilendiğim filmler arasında ilk sırada kesinlikle..
Uzun bir süre etkisinden cıkamadım ara sıra aklıma gelir yine çok farklıydı..
report_problem
neredeyse 4 yıl önce
Brook profil resmi
Brook
Sürükleyici bir film. Sorgulatıyor hayatı. Mucizeleri düşündürüyor. Bağlantı kurmaya ve arayışa sürüklüyor. Gerçekten çok güzel bir film. Müzikleri ve görselliği ayrı muhteşem!
report_problem
4 yıl önce
Vandetta76 profil resmi
Vandetta76
perfecto..yaşamın sırrı nerdedir? ölümdedir. ironiye gel.
report_problem
4 yıl önce