Kevin Hakkinda Konusmaliyiz (We Need to Talk About Kevin) (2011) afişi

Kevin Hakkinda Konusmaliyiz (2011)
We Need to Talk About Kevin

Puan Like 420736f74984641283fb4653fb9afe852723a183e63bea64e60fbd53aa48904e 9.0 / 6 kullanıcı
Senin Puanın
Yönetmen
Ülke
İngiltere
Süresi
112 dakika
sanemg Ebeveyn olmak, çocuk yetiştirmek; ama en çok annelikle ilgili bir film bu. Filmdeki anne (Eva), çocuğunun daha mutlu, daha iyi olması için uğraşıp duruyor, çocuğu ona çok acı verse de bu hedefinden şaşmıyor. Hangi anne böyle değildir ki zaten, değil mi? Ama buradaki çocuk pek normal bir çocuk değil. Kevin’in sıra dışı bir çocuk olduğu daha bebekliğinde ortaya çıkıyor. Annesinin tüm "çabasına" rağmen, yaklaşan felaketler önlenemiyor. Filmin çok değişik, geriye dönüşlerle ilerleyen bir kurgusu var. Eva’nın içinde bulunduğu çaresizlik, izlerken ne olup bittiğini tam olarak bilmeyen (Eva’dan neden herkes nefret ediyor?Eva neden bu kadar başı eğik dolaşıyor? v.s.) seyircinin de kendisini tedirgin hissetmesine yol açıyor. Gerilim yavaş yavaş tırmanıyor, ve tam olarak neler olduğunu filmin sonuna doğru öğreniyorsunuz.

Yorumlar

M.Naci profil resmi
M.Naci
Bu filmi nasıl yorumlamalıyım bilemiyorum. Çok kararsız kaldım. Hem çok iyi hem de çok kötü desem nasıl olur acaba? Müzikleri gerçekten efsane. Tilda Swinton'un oyunculuğuna da söyleyecek tek bir kelimem yok. Gerçekten harikaydı. Çaresizliğini ve tükenmişliğini iliklerime kadar hissettim. Kevin karakterinin küçüklüğünü oynayan vatandaş da bence diğerinden daha iyiydi. Bunun yanında filmin gerçekten insan psikolojisini etkileyecek bir atmosferi var. Sahneler geçmiş ve günümüz arasında bölünmüş. Sürekli gel git yaşıyoruz. Bir yandan ne olup bittiğini anlamaya çalışırken bir yandan da karakterlerin psikolojik analizini yapmanız gerekiyor. Aslında bu yönleriyle etkileyici ve güzel bir filmdi diyebilirim. Ama çok durağan, çok yavaş ilerliyor. Bir noktadan sonra gerçekten sıkılmaya başladım. Sabırlı biriyimdir yanlış anlaşılmasın. Yavaş ilerleyen her filmde isyan etmem yani. Ancak bu film hem sizi geriyor hem psikolojinizi ister istemez etkiliyor, sizi düşündürecek diyaloglara sahip, sürekli bir beyin aktivitesi gerektiriyor ve tüm bunlarla birlikte ağır ilerleyince benim için bir noktadan sonra eziyet halini aldı desem yalan olmaz. İyi yönleri de kötü yönleri de bol bir yapım benim açımdan. Tamamen kötü veya hiç beğenmedim diyemem yani. Neyse uzun lafın kısası izleyeceklere hem iyi seyirler diliyorum hem de Allah sabır versin diyorum..
-_-
6 ay önce
raziyeozenli profil resmi
raziyeozenli
uzun zamandır psikolojik-gerilim türünde izlediğim en iyi film.Genel olarak anne/oğul ilişkisi çevresinde gitse de detaylarda daha fazlası var;''anne olmaya hazır olmayan ve doğumla beraber bebeğine bunu hissetiren bir kadın Eva;annesinin ona görünmeyen tavrını hisseden,büyüdükçe sosyopat bir gence dönüşen Kevin''ın çatışması.Film ilk saniyesinde içine çekiyor.Film boyunca ''sebep ne?'' filmin sonunda''hak etti mi ikisi de?''.(daha fazla bir şey yazmayayım spoiler olacak yoksa,hiç düşünmeden izleyin.kusursuz filmlerden)
6 ay önce
mrfaruk profil resmi
mrfaruk
allah belanı versin kevin :)
6 ay önce
mlhkya profil resmi
mlhkya
30 dk dayanabildim açıkcası '' Oğlunun davranışlarını anlayabilmek için yardım almak, araştırma yapmak ve çaba harcamak yerine neden kendi çocuğu sanki yabancıymış gibi her davranışını büyük bir dram ve gerilim unsuru haline getiren bir anne izliyoruz?'' (alıntıdır)
yönetmen neden böyle bir yol seçmiş halbuki bu kadar gerilime ihtiyaç yok çünkü biz hayatın içindeyiz zaten böyle bir olayı bu kadar gerilim ile yaşamayız ve bu kadar olayın içerisinde iken ailemize bu kadar yabancı ve soğuk olamayız.
8 ay önce
Sisyphos. profil resmi
Sisyphos.
bir "sorunlu çocuk" filmi izleyeyim diye sıfır beklentiyle öylesine açtığım, arka planında ise sosyokültürel yapının dayattığı kuralların acımasızca eleştirildiğini farkettiğim, rahatsızlıkla izlediğim bir film oldu. kevin bütün ilkel benliğiyle bir okta günümüz ilişkilerine sallamış galiba.
8 ay önce
slymndgn profil resmi
slymndgn
Fazlasıyla gerdi beni çok yoğun bir alt metine sahip film ''annelik' olgusunu sorguluyor çok çarpıcı sahneler vardı şiddetle tavsiye edilir..
9 ay önce
ecemcelikkol profil resmi
ecemcelikkol
Çok can sıkıcı, fazlasıyla etkileyici bir film. Beklentimin çok çok üstündeydi. Ezra her zaman favorim ama küçüklüğünü oynayan çocuk da çok iyiydi. Tilda Swinton muazzamdı. Çok beğendim
9 ay önce
irena profil resmi
irena
Cocugunuz olacaksa izlemeyin bu filmi. Ciddiyim izlemeyin.
Psikolojim alt ust oldu. Cok carpici cok..
1 yıl önce
BELIT profil resmi
BELIT
Film bittiginde düşündüğüm şey "iyi ki bu romani hollywood da uyarlamamislar " oldu . Yazik olurdu hikayeye. Çarpıcı bir film olmuş, sanat eseri demek daha doğru olur, Tilda nin oyunculuğuna hayran kaldım.
1 yıl önce
Sophie profil resmi
Sophie
Cidden filmin son anına kadar çok güçlü bir merak duygusuyla beraber izledim filmi. Oldukça ilginçti. Ezra Miller'ın performansı harikaydı
1 yıl önce
Insomniac profil resmi
Insomniac
Gözlemediğim bir kaç vakadan sonra bu filmle beraber söylemeliyim ki, eğer merhamet gereğinden fazla iyimser,hoşgörü, tam manasıyla "görmezlikten gelme" halini alırsa, o zaman merhamet olmaktan çıkıp, gelecekte olacakları tahmin etmenize rağmen göz yummanız anlamına gelir. Yani bir nevi vahşete susmak halini alır. Eva'nın çaresizliği film boyu sizin de çaresizliğiniz olacak...
neredeyse 2 yıl önce
davisllewyn profil resmi
davisllewyn
psikolojik dram severler izlemeli...
2 yıl önce
jupiterinuydusu profil resmi
jupiterinuydusu
sıradan bir "sorunlu aile" filmi izleyeceğim diye açtım ama bambaşka bir güzellikle karşılaştım. konu gayet başarılı işlenmiş. yer yer Aronofsky filmi izliyormuş hissine kapıldığım da oldu. rahatsız filmler kategorisine alsam mı diye kararsız kaldım. kısaca, oedipus kompleksi nedir nasıl bişeydir, ilgi duyanlar, merak edenler için yerinde bir tercihken, psikolojik/karanlık filmleri sevenler için de güzel bir örnek.
2 yıldan fazla önce
eskon profil resmi
eskon
kevin hakkında konuşmalıyız. problemli bir anne- oğul ilişkisi. bu sorunlu bağ; büyük bir felakete yol açacak
3 yıl önce
sanemg profil resmi
sanemg
DİKKAT! SPOILER İÇERİR. FİLMİ İZLEMEDEN OKUMAYIN.

İşte tokat gibi bir film.

Hayır, finalinde okkalı bir tokat yiyerek kalakaldığınız filmlerden değil. Başından sonuna kadar sağlı sollu tokatlarla sizi sersemletip, sonunda koltukta öylece oturup kalmanıza neden olanlardan biri…

Kevin’in sıra dışı bir çocuk olduğu daha bebekliğinde ortaya çıkıyor. Sürekli, neredeyse gün boyu ağlıyor. İzlerken televizyonun sesini kısmak isteyecek kadar rahatsız oluyorsunuz. Onu susturmak için ne yapacağını şaşıran annesinin, Kevin’i içine oturtup bebek arabasıyla kendini sokaklara vurduğu sahnelerden birinde, iş makinelerinin gürültüsünden nihayet Kevin’in ağlama sesinin duyulmadığı noktada, siz de biraz olsun rahatlıyorsunuz. Normalde iş makinesinin sesinden kaçar insan, değil mi? Ama hayır, o ses huzur veriyor işte bazen. “Zavallı kadın” diye düşünüyorsunuz. “Zavallı kadın”. Onun kaçacak yeri yok. Üstelik, kocası Franklin her şeyden habersiz. Eva’nın çocuk büyütmenin zorlukları nedeniyle mızmızlandığını düşünüyor. Abarttığını ima edip, Eva’yla birlikte bizi de delirtiyor.
Oysa henüz bebekken bile seyirciyi rahatsız eden, sevimli olması gereken yaşlarda alabildiğine sevimsiz bir çocuk olan Kevin, nefret edilebilme kapasitesiyle biz izleyenlere bile biraz suçluluk hissettiriyor. Filmi o minik oğlana sıkı bir tokat çakma isteğiyle izliyorsunuz. Zaten zavallı annesi de film boyunca aynı duygular içinde. Nitekim en etkileyici sahnelerden biri, Eva’nın gerçekten çileden çıkıp Kevin’i savurduğu ve kolunun incinmesine neden olduğu sahne… Kevin daha sonra o anı, “annesinin kendisiyle en gerçek ilişkiyi kurduğu an” olarak tanımlıyor. Ne var ki, o anın gerçekliği bile anne Eva’nın aklını başına getirmiyor. Eva, bir türlü duruma el koyamıyor, kocasına bir şeylerin yanlış olduğunu anlatmaya çalışmakla yetiniyor. Yaklaşan felaketi annelik içgüdüsüyle sezmesine rağmen (anneler sezer), esaslı bir önlem almıyor, alamıyor.

Film bittikten sonra, olan bitenden bu kadar bi haber olan babaya kızıyor, karısını hiç dinlemediğini düşünüyorsunuz önce. Ama sonra Kevin’i tanımış olan belki de tek insanın, annesinin; olacakları önlemek için gerçekten ne yaptığını düşünmeye başlıyorsunuz. Sokak ortasında başka bir annenin suratına patlattığı, –şoke edici-tokadı hak etmiş olabileceği aklınıza düşüyor. Filmi izleyen çocuklu çiftlerin “anne mi hatalıydı, baba mı” tartışmaları yapmaları çok doğal. Film, ebeveynlere üzerinde konuşacak bol konu veriyor.
Doğrusunu isterseniz, bir yandan da, “annelik böyle bir şeyse, ben almayayım” diyesi geliyor insanın. Hele ki filmin sonunda, Eva’nın tavrını görünce, “çocuğu kollamak tamam da, nereye kadar” diye düşünüyor insan. Hatta biraz hayal kırıklığına uğruyor.Filmi izleyince, bu yorumlarıma karşılık olarak “Anne olsan anlardın” diyenler çıkacaktır. “Çocuğu kollamak nereye kadar mı? Tabii ki uçurumun dibine kadar” diyenler de olacaktır. Annelik işte böyle bir şey. Ama ben bu finali annelik duygusundan çok, “suçluluk duygusu”yla açıklıyorum. Filmin sonunda aklınızdan geçen “Niye Eva, niye?” sorusuna, ancak şu yanıtı verirsem içim rahat ediyor: Suçluluk duygusu… O kadar ağır, o kadar yıpratıcı bir duygudur ki o, insan ondan kurtulmak için her şeyi yapabilir.


Çünkü insanın kendi çocuğundan hoşlanmaması, onu sevmemesi kimbilir bir kadın için ne kadar katlanılmaz, bir anne için nasıl acı verici bir duygudur. Çünkü Eva’nın Kevin'le normal bir anne-çocuk ilişkisi kurmak için yıllar boyu ümitsizce çabalaması sonuç vermemiştir. Eva, her kadının genlerine kodlanmış anneliğin yapıtaşlarına adeta ihanet etmiş, anne gibi bir anne olamamıştır. Kocası bile onu iyi anne olamamakla -üstü kapalı da olsa- suçlamamış mıdır?

Anne olmasa da her kadının ruhunda annelik vardır. Kadınlar anneliğe laf söyletmezler ve bu konuda çok net ve samimidirler. Bu kadar ağır bir yükü taşımanın, bu kadarcık bir ayrıcalığı hakettirdiğini düşünürler. Bu film, "annelik"in bu sorgulanamaz hali, anne olmadaki adanmışlık üzerine, hiç değilse biraz düşünmemize neden oluyor.

Çok iyi bir oyunculuk, harika bir kurgu, sarsıcı bir hikaye.
Lionel Shriver’in (Asıl adı Margaret Ann olan, İngiliz bir kadın yazar) aynı adlı kitabından uyarlanmış.
neredeyse 4 yıl önce
sanemg profil resmi
sanemg
neredeyse 4 yıl önce

We Need to Talk About Kevin filmini beğenenler

We Need to Talk About Kevin filmi hakkında ilgi çekici içerikler