Yönetmenlerin Beethoven'ı - Akira Kurosawa -
(Yazar: SessizSinema)

5c68b034 c84b 4322 80a4 0d080fb63eb8

Bir planı değerlendirirken ilk baktığınız şey nedir? Denge mi? Kılavuz çizgileri mi? Altın oran ya da Renk? Işık? Objeler? Hepsi iyi görsellerin için vazgeçilmez öğeler. Ya da Kurosawa için 'hareket.'
Bir Kurosawa filmi başka hiç kimsenin filmi gibi ilerlemez. Her biri hareketin farklı türlerindedir ve onları birleştirme üzerine bir ustalık eseridir. Yarım yüzyıllık kariyeri boyunca 30 film çekti. Ve her birinde hareket, şaşırtıcı ve sinematikti.

Peki, ne çeşit hareketler seviyordu kendisi?

İlk olarak, doğanın hareketi. Her filminde, çekimlerin arka planında bir çeşit doğa olayı mevcuttur mutlaka; Ateş, duman, su, rüzgar, kar... Bu yaklaşımın bir avantajı, planların görsel etkisinin yüksek oluşu: Yani insanlar sabit durduklarında bile arkadaki yağmur gözlerinizi cezbeder. Yağmur her filmde işe yarayan bir duygu tetikleyicisidir. Böyle harika şeyler seyircinin bağ kurabileceği bir başka katman sağlar. İkinci olarak; 'kitle hareketi'. Kurosawa filmlerinde, büyük insan gruplarını bir arada ya da ayrık olarak görebilirsiniz. Böyle kalabalıklar gerçekten sinematiktir. Bir plana bu kadar insan koyunca her duygu daha büyük ve yoğun hissedilir.

Kurosawa'nın en etkleyici yönlerinden birisi gerçekçi olmayan ve abartılı sahneye koyma tekniğidir. Bir karakter sinirli ise sağa sola volta atar. Öfkeli ise dimdik ayağa kalkar. Sıklıkla oyuncularına, karakterleri için bir duruş seçip film boyunca bunu tekrar etmelerini söylerdi. Bu sayede, seyirci hızla kimin kim olduğunu ve nasıl hissettiğini anlayabiliyordu.

Kurosawa, 'iyi bir senaryo yazabilmek için büyük yazarların roman ve oyunlarını okumak gerekir' diyordu. 1951 yılında Dostoyevski'nin 'Budala' romanından uyarladığı The Idiot'u 1952 yılında İkiru'yu çekti. 1954'te ise bir sinema şaheseri kabul edilen Seven Samurai filmiyle yeteneğinin ne denli büyük olduğunu kanıtladı. 1985 yılında Shakespeare'in Kral Lear oyunundan uyarladığı Ran filmi ile sinema tarihinin sayılı yönetmenlernden biri olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Rhapdosy in August'ta atom bombasını unutmuş, Amerikan hayranı yeni japon gençliğini eleştirdi. Kurosawa 1998'de 88 yaşındayken hayatını kaybetmiş ve geride çekemediği senaryolar bırakmıştı; After the Rain filmi, Takashi Koizumi tarafından 1999'da çekildi.

Yorumlar

^ En üste dön