Rome (2005 - 2007)

Rome (2005 - 2007)

Puan 8.2 / 10
Senin Puanın
Etiketler Dram, Gizem, Gerçekçi
Dil
İngilizce
Ülke
İngiltere
Süre
52 dakika
Son bölüm
214
8
542
198
kaptankaptanim profil fotoğrafı
kaptankaptanim
Diziyi yeni bitirdim, gözlerimden yaşlar akıyor. Klavyenin tuşlarını göremeden ama büyük bir özenle yazıyorum çünkü bu yapım bunu hak ediyor. Bittiğine mi üzüldüm yoksa bu muazzam dostluğa mı kestirmek güç. Belki de belirsizliğin verdiği umuda ağlıyorum. Her şeyin dengeler üzerine kurulu olduğu bir dünya var karşımızda. Ne zaman baksam kendimi ya Vorenus'a üzülürken ya da Pullo için sevinirken buldum kendimi ki dizi de bu dengeyi çok sağlam kuruyor. İyi ve kötü üzerinden basit bir tanımlama yapmıyor. Kötülerin arasındaki en iyi en güçlü, İyilerin arasındaki en kötü en zayıf karakterleri bile görüyorsunuz. İnsan, yaşamının yarısını sefahat içinde geçiriyorsa bir o kadarını da sefalet içinde geçebilir düşüncesi adalete olan beklentimizi artırıyor. Dizinin çok sağlam bir kurgusu var. Roma tarihini gerek popüler kültürden gerekse engin kitaplardan bilenler Jul Sezar'ın nelerle karşılaşacağını, Pompey'le olan ilişkisini, Septimius'un Pompey ile olan bağını, Antonius, Brutus, Cassius, Cicero, Cato, Scipio, Octavius, Kleopatra bağlarını biliyor olabilir. Ne kadar tarihe hakim olursanız olun kurgusal ve sanatsal yönü ile etkiliyor dizi. Kimin nereden öleceğini bilseniz dahi Sezar'ın hikayesinin içinde başka ufak hikayelere tanık olmak bu durumu yer yer unutmanızı, yer yer de ne zaman olacağını kestirememenizi sağlıyor. Timon ve Levi'nin hikayesi Menaşe soyundan gelen Herod'un oğulları Zion krallığını yeniden kurma mücadelesi bir iki siyonist yaklaşım ve Yehuda'ya olan bağlılık ile karşımıza çıkarken, Vorenus'un kalabalık ve Pullo'nun yalnızlık alışkanlıkları dengesinin değişmesi, Octavius'un çocukken yaşadığı travmaların yarattığı psikolojik çöküntü ve ruhsal bozukluk, Antonius'un despotizminin pragmatik kişiliğinden ileri gelmesi, Roma halkının medeniyet biçiminin batı düşüncesine hiç yakın olmayıp aslında kendilerinin de barbar oldukları gerçeğinden kaçıyor oluşları.. Etkilenecek o kadar şey var ki. Gangsterlerden hoşlananlar için tatlı bir kurguya bile gidilmiş. İlk başta da bahsettiğim denge unsuru izleyici tarafından ne kadar anlaşılsa da mühim olan karakterlerin bunu bilemeyişi. Alınan riskler ödenen bedel, kurulan strateji yapılan trajik hata olarak karşımıza çıkıyor. Yani Brutus ya da Sezar ya da Pompey'in yaşarken farkında olmadıkları şey. "Eğer yaşam varsa ölüm de vardır." Her şey zıddıyla var dünyada ve biz ya hiç ölmeyecek oluşumuza ya da ölebilecek oluşumuza inanıyoruz. Oysa ikisinin de zıddı bir umut olabilir. Vercingetorix'in dizinin başında yaşadıkları aslında sembolik bir yaklaşım ve devasa bir ironi. Ben sadakat'in hiç bu kadar cesurca bir şey olduğunu görüp şaşırdığımı ve gülünç bulup dalga geçercesine güldüğümü hatırlamıyorum. Aşk'ın çok can yaktığını duymuşsunuzdur ama böylesi aşklara tanık olmak insanın değil hayatın nasıl bir barbar olduğunu daha net kavramamızı sağlıyor. Aşk'ı çok fazla açıdan ele alıyor teker teker anlatmayacağım ancak ulus aşkı, görev aşkı, şöhret aşkı, lüks aşkı, seks aşkı, sorumluluk aşkı, dostluk aşkı, kardeşlik aşkı, aile aşkı ahahahah hatta şimdi geldi aklıma entrika aşkı... Karakterlerin hikayeleri boyunca aldıkları darbeler, yaşadıkları kayıplar, kendi farkındalıklarının oluşumu sizi etkilerken öte yandan onlarla birlikte gelişiyorsunuz. Üzerinizde bırakılan tesir bir yana önemli olanın insanın karakterinin daima değişeceğini biliyor oluşunuz oluyor. Onların karakterleri otururken seyirci de büyük dersler alıyor. Ben bu diziyi izlerken filozof da oldum, yargıç da. Zaten hayat bu ikisi üzerinden işlemiyor mu. Ya sorguluyoruz ya da yargılıyor. Sorgulayamadığımız noktada yargılarken, önceden yargıladığımızda da zaten sorgulamamış oluyoruz. Bu da bir trajik hata, baht dönüşü değil midir zaten. Şimdi bu kadar süre iyi yanlarını konuştuk. Dizi genel işleyişi anlamında bir bütün de olsa tamamlanmayan hikayeler anlamında eksikleri, savaş sahnelerini sırf süreyi tamamlamak için tekrar eden sahnelerle doldurmak, gerçekliği indirgeyecek silahlar kullanmak ve para harcamamak gibi eksileri var. Tabi bunlar çok üstün oyunculuklarla (James Purefoy, Kevin McKidd, Ray Stevenson, Ciaran Hinds, Tobias Menzies, David Bamber ve hakkını yemeyelim İan McNeice), tematik müziklerle, tarihi atmosferi ile kurulu düzendeki toplum normlarının yarattığı sosyolojik eşitsizlik, ataerkil, emperyal düşünce eleştirileri ile kapanıyor. Yani her şey iyi hoş ama bunları da görmeseydik iyiydi be diyorum. Eğer sağlam bir mitolojik ve tarihi alt yapınız varsa izlerken hayatta geldiğiniz yer anlamında öz eleştiri yapıp kendinizle övünebilirsiniz ya da bu bilgileri edinmediyseniz bilmemenin verdiği merak ve heyecanla doyumsuz izleyebilir ve bu eksik yönünüzü bu uçsuz bucaksız hikaye okyanusunda tamamlayabilirsiniz. Unutmayın ki her şey denge üzerine kurulu. Bilmeyeceksiniz ki öğrenebilesiniz, ya da bileceksiniz ki unutmak zorunda kalasınız.. Şunu da eklemek istiyorum ki Augustus'un tarihini Ağustos'ta tamamladığımı şuan fark ediyorum ve büyük bir haz aldım bitmiş olmasına rağmen. Ki zaten dizi finalini belirsizliğe olan atfıyla sonlandırıyor. Ve bu eksiği dolduracak teorileri ile size boş alan yaratıyor.
error_outline
neredeyse 2 yıl önce
Sefa profil fotoğrafı
Sefa
Spartacus gibi bir şey beklemiştim ancak öyle değil politika ve entrikalar üzerine kurulu bir dizi yinede güzeldir.
error_outline
yaklaşık 5 yıl önce
sinemasal profil fotoğrafı
sinemasal
diziyi çok çok sevdim ben ama bi allahın kulu da gidip brütüs'e ''sen de mi brütüs?''' demedi ya bana derdoldu :):)
error_outline
5 yıldan fazla önce
eminuk profil fotoğrafı
eminuk
Zamanin politik, sosyal ve kültürel yapısını oldukça gerçekçi anlatmasi açısından da önemli bir dizi oldu benim için. Sezar'ı daha çok görmek istedim dizide. Ama sonuç itibariyle Sezar'in hayatına odaklanan bir dizi değil.
error_outline
5 yıldan fazla önce
esarialtin profil fotoğrafı
esarialtin
Muhteşem bir dizi. 2 adamın hikayesi üzerine Roma tarihinin o en ünlü yıllarını anlatıyor. Az bölüm sayısına rağmen onlarca sanat yönetmeni, tasarımcıyla çalışılmış, çok büyük bir iş. Ki bu yüksek maliyeti yüzünden de erken bitirilmek zorunda kalmış ve bizleri çok üzmüştü. Hep haberleri arar gözlerim "Rome devam ediyor " Yeni sezon Haziranda" yazıları için. Eski unutamadığım bir sevgili benim için bu dizi. Tarih, cinsellik, aksiyon ve hepsinden önemlisi Dostluk üzerine çok başarılı bir hikaye... Titus Pullo'yu arada bir bardak şarap içip anarım... Çok ettiler fakire Zaar :D Kesinlikle tavsiyemdir...
error_outline
6 yıldan fazla önce